Eğitim Gündemi 3 dk okuma
Deneme Sınavı Bittikten Sonra Asıl İş Başlar
Net hesaplayıp kâğıdı kaldırmak, denemenin yarısını çöpe atmaktır. Doğru değerlendirme bir sonraki haftanın programını yazar.
Yazar: Ece Yalınkaya
Deneme sınavı çözmek, hazırlık sürecinin en görünür parçasıdır. Kaç deneme yapıldığı sayılır, netler bir deftere yazılır, grafikler çizilir. Buna rağmen pek çok öğrenci onlarca deneme çözdükten sonra bile aynı yerde saydığını fark eder. Sorun genellikle deneme sayısında değil, denemenin bittiği anda ne yapıldığındadır.
Bir deneme sınavı, bir ölçüm aracı olduğu kadar bir öğrenme aracıdır. Ama ikinci işlevi ancak sınav bittikten sonra harcanan zamanla ortaya çıkar. Sadece neti hesaplayıp kâğıdı kaldırmak, ateşi ölçüp termometreye bakmadan hastayı yatağa göndermeye benzer.
Netin söylemediği şeyler
Net, tek bir sayıdır ve içinde çok farklı durumları birbirine karıştırır. Bilmediği için yapılamayan soruyla, bildiği hâlde zaman yetmediği için boş bırakılan soru aynı hanede toplanır. Dikkatsizlikten kaybedilen puanla, konuyu hiç çalışmamış olmaktan kaybedilen puan da öyle.
Bu yüzden değerlendirmenin ilk adımı, yanlış ve boşları türlerine ayırmaktır. Dört ayrı kategori genellikle yeterlidir: konuyu bilmiyordum, konuyu biliyordum ama soruyu anlamadım, biliyordum ama işlem hatası yaptım, biliyordum ama zaman kalmadı. Aynı sayıdaki yanlış, bu dörde dağıldığında bambaşka bir tabloya dönüşür ve her kategorinin çözümü birbirinden farklıdır.
Tek bir denemenin sonucuna fazla anlam yüklemek de yaygın bir hatadır. Bir sınavdaki net, o günkü uyku, sınavın zorluk düzeyi ve rastlantısal soru dağılımı gibi pek çok şeyden etkilenir. Anlamlı olan tek bir ölçüm değil, birkaç denemenin çizdiği yöndür. Yükselen bir eğilim varken tek bir düşük sonuca bakıp program değiştirmek, çoğu zaman işe yarayan bir düzeni gereksiz yere bozar.
Doğru yapılan sorulara da bakmak
Değerlendirme denince akla hep yanlışlar gelir, oysa doğruların bir kısmı da incelenmeye değerdir. Bazı sorular emin olunarak yapılır, bazıları ise iki seçenek arasında kalıp tahmine yakın bir tercihle doğru çıkar. İkincisi kâğıtta doğru görünür ama aslında bilinmeyen bir konuyu gizler.
Bunu görmek için sınav sırasında küçük bir işaret kullanmak yeterlidir. Emin olunmayan sorunun yanına konan bir nokta, değerlendirme aşamasında büyük bilgi taşır. Şansla gelen doğrular ayıklanmadığında, öğrenci hazır olmadığı bir konuda kendini hazır sanır ve bu yanılgı asıl sınavda ortaya çıkar.
Yanlışların defteri değil, sebebi
Yanlış soruları bir deftere yapıştırıp üstünden geçmek yaygın bir alışkanlıktır. Faydalıdır, ama tek başına yetmez. Çünkü aynı soru bir daha karşımıza çıkmaz; çıkacak olan, aynı sebeple hata yapılmasına yol açan soru tipidir.
Bu nedenle her yanlışın yanına bir cümlelik sebep yazmak, sorunun kendisini yazmaktan daha değerlidir. "İkinci koşulu okumadım", "birimi çevirmeyi unuttum", "grafiği ters okudum" gibi cümleler zamanla birikir. Birkaç deneme sonrasında bu cümlelerin tekrar ettiği görülür ve ortaya kişiye özgü üç dört hata deseni çıkar. Asıl üzerinde çalışılması gereken şey bu desenlerdir.
Bu desenler ortaya çıktığında yapılacak iş, sebep türüne göre değişir. Okuma kaynaklı hatalar için soru kökünü işaretleyerek okumak gibi bir kural konabilir. İşlem hatalarında ara sonucu yuvarlayıp kontrol etmek işe yarar. Konu eksikliğinden doğan yanlışlar ise farklı bir yere, çalışma programına aittir. Aynı defterdeki iki yanlış, birbirinden tamamen farklı çözümler ister; bu ayrımı yapmadan çalışmak, yanlış ilaçla iyileşmeyi beklemeye benzer.
Zamanın nereye gittiğini görmek
Denemenin çoğu zaman gözden kaçan boyutu zaman dağılımıdır. Toplam süre yetmiş gibi görünse bile, sürenin nasıl harcandığı sonucu belirler. Bir soruya takılıp beş dakika harcamak, ilerideki üç kolay sorunun kaybedilmesi anlamına gelir.
Bunu ölçmek için bölüm bittikçe saate bakıp kenara not düşmek yeterlidir. Değerlendirme sırasında bu notlar, hangi bölümde temponun bozulduğunu gösterir. Çoğu öğrenci, bir soruyu bırakmayı öğrenmenin nete katkısının, yeni bir konu çalışmanın katkısından daha yüksek olduğunu bu şekilde fark eder.
Bütün bu inceleme, çözülen denemenin kendisinden daha uzun sürebilir ve bu normaldir. Bir denemeyi doğru değerlendirmek, alelacele çözülmüş üç denemeden daha fazlasını verir. Denemenin amacı bir puan üretmek değil, bir sonraki haftanın çalışma programını yazacak bilgiyi çıkarmaktır. O bilgi çıkarılmadıysa sınav gerçekten çözülmemiş sayılır.